ANASAYFA
ÜRÜNLER
MÜŞTERİ HİZMETLERİ
BASINDA BİZ
HAKKIMIZDA
İLETİŞİM
HOBİ
Yönetmelik
Teknik Rapor
Sembol ve İşaretler »
Sık Sorulan Sorular



İşaretlerin Anlamı

Balık : Hıristiyanlığın sembolü olan bu balık, bolluğu, vaftizi, yenilenme gücünü ve kurbanı betimler. Bazen stellerde özenle ve itinayla işlenmiş olarak karşımıza çıkar.
Balık sembolünün Hıristiyanlar tarafından nasıl kullanılmaya başlandığına dair birçok hipotez olsa da hiçbirinin kesinliği kanıtlanamamıştır. Yine de bu hipotezlerden en büyük ihtimali barındıran, Hıristiyanlığın kutsal metinlerinde geçen bir ifadenin balık sembolizmine yol açtığıdır; Hz. İsa mucizevî bir şekilde 5000 insanı ekmek ve balıkla doyurmuştur.
Bir balığı andıran bu sembol, Roma döneminde ilk Hıristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü. Dini inançları sebebiyle hor ve hakir görülen, hatta işkenceler maruz bırakılan ilk Hıristiyanlar bu sembolü kendi aralarında bir tanışma aracı olarak kullanıyorlardı.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Güvercin : Definecilik ve arkeolojinin epigrafisi alanında ise güvercinin farklı bir bakış yönü vardır. İslam Ebced’inde olduğu gibi eski Yunan harf sayılama sisteminde güvercin belli başlı bazı ifadelerin sembolü olmuştur.
Güvercinin Grek dilindeki karşılığı “PERİSTERA” dır. Bu kelimeyi oluşturan harflerin sayısal değeri 801 yapar.
Aynı şekilde eski Yunan alfabesinin ilk harfi olan Alfa’nın sayısal değeri 1, son harf Omega’nın değeri ise 800 dür. Bu iki harfin de toplamı 801’i verir.
Bu durumda Alfa ve Omaga’nın toplam sayısal değeri ile Peristera’nın değerleri aynıdır; yani 801’dir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Deve : Orta ve kuzey Anadolu’da sık kullanımda olmayan deve, daha ziyade batı ve Güney Anadolu’nun vazgeçilmez taşıma ve binek hayvanı olarak şöhret bulmuştur.
Fizik yapısındaki hörgüçleri, oturma ve yatma şekliyle pek çok hayvandan farklı özellikler taşıyan deve, zaman içinde Anadolu insanının define saklantılarında da vücudunun yapısı dolayısıyla değişik simgelemelerin aracı olarak kullanılmıştır. Devenin define işareti olup olmadığına bakmadan önce de hangi nedenlerle bu hayvana böyle bir misyonun yüklenmiş olduğunu incelemek gerekir.  Devenin define işareti olarak kullanılma özelliklerini üç ana sebepte toplamak gerekir:

  1. Bilindiği gibi deve, öncelikle kervanların vazgeçilmez aracı olan bir hayvandır. Buradaki ana özelliğiyle deve yük taşır ve sahibi tarafından genellikle bir zincirle çekilir.
  2. Deve, en bilinen özelliği ile sırtında bir veya iki hörgüç bulunduran bir hayvandır.
  3. Devenin az bilinen bir özelliği ise kendisine yapılan muameleyi unutmaması ve yerine göre vefalı olması, yerine göre de kin bağlamasıdır.

Define saklayıcısı olarak Anadolu’daki insanı ve arayıcı olarak da bizleri ilgilendiren üç ana konu, bu saydıklarımızdır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

At : Antik dönemlerde pek fazla sayıda hayvan dinsel yönden büyük bir saygı ve ihtiram görüyordu. Birçok hayvan kendilerine atfedilen kutsallıktan dolayı tanrılara amblem olmuş, ya da pek çok yerde olduğu gibi onlara adanmışlardır. Mesela bunlardan “At”, tanrı Hera’ya adanmış bir hayvandır.
At; sadakatiyle tanınmış hizmet edici bir hayvandır. Ama bize konu olması bu sadakat ve hizmetkârlığının başka alanda tecelli etmesindendir. 
Bilindiği üzere mitolojik anlatımlar içinde “Troya (Truva) Atı” olarak bilinen bir hayvandan söz edilir.  Anlatıma göre Yunan askerleri bir tahta atın içine saklanarak Truva kale şehrinin içine girmişler ve şehri bu hileyle zapt etmişlerdir. (Bugün, Çanakkale’deki Truva atı bu hadiseyi simgeler.) Definecilikte eğer bir anlam ifade etmesi gerekiyorsa olayın bu açıdan bir değer taşıyor olması gerekir. Biz olayı bu kadarla anlatıp konumuza gelelim:
Arazide at çizimi oyma ya da kabartma olabilir. Fakat bugüne kadar görülen at çizimleri hep büyükçe işlenmiş olarak görülmüştür. Dikkat edilecek husus at paraya işaret midir, değil midir?
Yer yüzeyinde bir taşa yatay olarak çizilmiş ve başka ilave hiçbir figürü yoksa bu, yakındaki bir mezarın simgesidir. Para olarak da mezarda ne varsa odur.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Tavuk : Definecilik alanında direkt olarak altın ve para ile özdeşleştirilen tavuk sembolü aynı zamanda antik yapılanmalarda doğurganlığın da sembolüdür. Tavuk kabalada ve dinsel bazı mitlerde üzerine tılsım uygulanmış yumurtanın taşıyıcısıdır.
Tavuk tek başına sembolize edildiğinde çevresinde bir tek yumurtayı simgeleyen tek taş aranmalıdır diye yaygın defineci kabulünü belirtmeliyiz.
Tavuk sembolü ve onun tek yumurta sembolü olan taş eğer doğru ifadeyi veriyorsa burada bir eşkıya gömüsü veya Ermeni topluluklarına ait bir metrükenin varlığından bahsedilir. Bunun altın para ve mücevherat olduğu ifade edilir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Geyik : Denilir ki, Artemis; kendisi için bir genç kız kurban edilecekken acımış ve onun yerine bir maral (geyik) koymuş ve genç kızı kurtarmıştır. Sonra kendi rahibesi olmak üzere onu alıp Tauris’e (Kırım) götürmüştür.
Bu efsanenin uzantısı olarak çok sevilen ve toplumda belli bir yeri olan kadın ölülerin ardından onların mezar taşlarına (stel) geyik başı veya karaca resmedilir ki Artemis onu alsın ve kendine yakın kılsın. Geyik resimleri çoğunlukla mezar taşlarındadır.
Arkeolojik açıdan bakıldığında bilimselliği olmasa da definecilerin yaklaşımıyla ve söylemleriyle şöyle bir görüşü ortaya koyabiliriz:
Yayılıp dallanmış olan özelliği ile geyiğin boynuzu, antik düşüncede yeraltı sığınağını veya yeraltında bir tünel yapılanmasını (dehliz) ifade eder.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Salyangoz : Mevsimsel yenilenmenin, yani yeniden doğuşun bütün devirlerde simgesi olmuştur.
Daidalos tarihte ilk defa sarmal özellikler taşıyan ve labirent biçimli bir sarayı plan halinde kralına sunan kişidir. Kral bu plandan çok memnun olur ve hemen inşasını ister.
Esrarlı yaşamlarıyla ya da devlet gücünün korunmasıyla alakalı olan insanlar arasında daha sonraki dönemlerde labirentli yerleşimlerin yapılması büyük ölçüde yaygınlaşmıştı. Bu yapılar bazen yeraltında labirentler biçiminde, bazen de yer üstünde sarmal odalar ve dönemeçli biçimlerde yapılıyordu.
Labirent yapılara günümüzde definecilik yapanlar tünel veya yeraltı şehri de demektedirler. Evlerde bu sembolün görülmesi yaygın değildir. Sadece arazi ortamlarında salyangoz işaretiyle karşılaşmak mümkündür. Bu durumda işaretin bulunduğu mekânın hemen yakınlarında doğal görünümlü bir kaya, bir su kuyusu veya yükseltili ya da çökük bir alan yeraltına inen giriş noktasının başlangıcı olacaktır. Bunun aranması gerekir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Aslan : Ortaçağa ait sembolizmin bir öğesidir. Bu da yine Hz İsa’yı simgeleyen motiflerden bir tanesidir. İsa peygamber sık sık resim ve heykel sanatında soylu aslan, aslan gibi insan düşüncesiyle betimlenirdi. Tanrının oğlu olarak nitelendirildiği için cesaret, güç ve krallık anlayışlarına dayalı olarak Hz. İsa’nın bu motifle ifade edilmesi yaygın bir oluşumdur.
Antik dönemlerden kalma saray veya benzeri seviyedeki harabelerin giriş ve yürüme bantlarında bazen açıkta veya toprak altında bir aslan heykelinin bulunması sık yaşanan olaylardandır. Şayet bunlardan bir tanesine rastlanırsa bilinmeli ki burası sarayın giriş yoludur. (Aslanlı yol) aynı zamanda bu tür bir heykel tek olmayacağı için aynı mekânda ve yolun sağlı sollu giriş noktasında bundan iki tane olacaktır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Kaplumbağ : İlkel sembolizmin ilginç tapım figürlerinden biri de kaplumbağadır. Anadolu’da yaşayan pek çok uygarlıklarca kutsanmıştır. Kaplumbağanın bu denli kutsanmasının en önemli nedeni; üzerinde taşıdığı altıgen motiflerdir. Bundan yola çıkarak eski kavimler doğurganlık ve rakamsal sır olarak “6” nın özelliklerinden biri olan uzun ömürlülüğü bu sembolle ifade etmişlerdir.

Yumurtanın çoklu bölünmesi sonucu altıgenlerden oluşan bir kompozisyon meydana gelir. Çatalhöyük’te de görülen bu sembolik anlatımın Asya mezar taşlarına işlenmiş ve yanlarına (S)’lerin çizilmiş olması son derece anlamlıdır. Resimde görüldüğü gibi.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Koltuk Taşı : Kendilerinden daha eskiye dayanmasına rağmen; Frigya inanç sisteminin tanrıçası olan Kybele (Kibele)’nin kayalıklarda ve dağlarda gezdiği inancına dayanılarak, onun oturması için yapılmış motiflerdir. Ancak aynı motifi define saklayıcılar da kullanmışlardır.
Bu tür yerlerin ören bölgesi veya yakını olması hasebiyle bu çevrelerde yaşayan insanlar koltuk taşlarını nirengi noktası olarak seçmişler ve onlara belli bir mantık çerçevesinde defineleri yerleştirmişlerdir. Bunu çok doğal karşılamak gerekir. Zira defineciliğin ana unsurlarından ve hatta en önemlisi belli nirengi noktalarının hem gömücü ve hem arayıcı açısından özenle tespit edilebilmesidir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Boğa : Taurus ya da Boğa takımyıldızı (sembolü:), Zodyak kuşağı takımyıldızlarından biridir. Hititlerde kadınlar için boğa sembolü kullanılmıştır. Boğa aynı zamanda türeyişin sembolüdür. Hitit kadınları türeyişi simgelerler. Türün devamını anlatmak için boğa sembolü seçilmiştir. Aslan sembolü gibi boğa da gücü simgeler.
Definecilikte sıkça rastlanılan boğa sembolünü bulmak ve bundan sonuç çıkarma merakı bir bakıma tamamen boş hayalden başka bir şey değildir. Esasen boğa38:03c figürünü kendi deyimleriyle “Öküz” olarak tanımlayan define meraklısı insanımız bu sembolün bulunduğu yerde define aramaktadır. Boğa resmi, define yerlerinde değil; aksine ibadet yerlerinde, tapınaklarda, güçlü ve statüsü yüksek insan mezarlarına ait stellerde daha çok rastlanılmaktadır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Birbirine Bakan İki Buzağı (Çift Öküz) : Aslında buzağı resimlerinin yüz yüze bakanına, defineciler "İki Öküz" adını verirler. Bunun olduğu yer para işaretidir, içerisinde % 50'den az gümüş içeren "adi gümüş" olarak bilinen paradır. M.Ö. 5. Yüzyılda kullanılan ve Billon denilen sikkelerdir. Ağırlığı: 11,20 gr., çapı 20 mm. dir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Yengeç : Bir ideogram olarak pek çok uygarlıkta farklı amaçlar için kullanılmış olan bir sembol olarak karşımıza çıkar. Ancak bütün kullanımlarında ortak bir yön onun tehlike ve dikkat imajlarını içerdiğidir.
Yengeç ve akrep figürlerinin kullanıldığı alanlar geçmiş uygarlıkların bir bakıma tılsım ve büyü uyguladıkları bir alandır da. Eski kabalistlerin pek çoğunda bu durum ayan beyan göze çarpar.
Efsunlanmış alan çevresinde bir suyun bulunması bu iki hayvanın tabiatıyla özdeştir. Dolayısıyla balık hayvanında nasıl bir su araması gerekli ise bu hayvanların sembolize ettiği anlatımların bulunduğu alanlarda da bir akarsu, göl, bataklık veya havuzun bulunması adeta kaçınılmaz bir şart gibidir.
Yengeçle ilgili söylenecek kesin bir durum vardır. O da; çok yakında (burnumuzun dibinde) yakın bir tehlike var demektir. Bu bölge düz arazi olmayacağı için arama esnasında çok dikkatli davranmak gerekir.
Yaptığımız araştırma ve bilgilenmede; yengeç sembolüyle ifade edilen saklantı paranın değirmen arkları içinde olabileceği duyumuna da ulaştık. Resmin büyük ve üzerinde istavroz bulunması durumunda bu sembol yengecin kendisini kasteder. Resmin bulunduğu yer bir kapak olabilir. Dışarıda aramamak gerekir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Köpek : Yunan figürlerinden birisidir. Genellikle mezarlarda ve stellerde bulunmazlar. Köpeğin işlenişi mermer üzerinde ve duvarda pek nadirdir. Daha ziyade yerde yatan sabit kayalarda oyma ya da kabartmadır. Oyma işlenişi daha sık rastlanan olup, Yunan kültüründen Bizans kültürüne doğru sarkan bir simgedir.
Gözleriyle ya da bu belirlenemiyorsa kafasıyla baktığı istikamet mezarın olduğu yöndür. Çoğunlukla 3 ila 7 adım arasıdır. Eğer köpek tamamen dört ayağı açık sere serpe yatıyorsa burası mezardır. İçinde armağan olup olmadığı bilinemez. Zira bu motif sadece dini inanıştan kaynaklanan bir uygulamadır. Çevrede sevilip sayılan yaşlı insanlar için ölümlerinin ardından işlenir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Ayı : Bazı hayvanlar gibi ayı da genellikle para sembolüdür. Ancak bu konuda çok değişik görüşler vardır. Burnunda halka varsa ikinci bir işaret aranmalıdır. Yine "Topal ayı" denilen bir ayağı kesik ayının, kesik olan parça ayağı çevrede aranmalıdır. Kırık ayağının yanındaki sağlam ayağını ölçünüz. Topal ayının karşısında bu ölçü kadar ilerleyiniz. Orada (+), (C), ( \ ) veya (W) gibi işaretlerden göreceksiniz. Bu işaretlerin de anlamı vardır. Bilirkişi tarafından değerlendirilir. Oranın toprak veya kaya olması önemlidir. Emaneti altın ve gümüştür. Topal ayının karnındadır diyenler olduğu gibi, yaşananlardan yola çıkarak tam karşısındadır diyenler de vardır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Yılan : Antik dönemlerden günümüze uzanıp gelen bir semboldür. İlk defa kimlerin ve hangi dönemlerde kullanıldığı hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak dünyanın pek çok yöresinde farklı uygarlıklar tarafından değişik düşüncelerin sembolize edilmesi anlamında kullanıldığını arkeolojik araştırmalardan biliyoruz.
Aynı sembol geçmiş pek çok dönemlerde büyücülük sistemlerinde, tıp alanında, ölüm ve doğum kültürünün ifade edildiği sosyolojik kontekstlerde, soy bilim dallarında ve son dönemde de define meraklılarınca farklı amaçlar için belirli anlamlarda kıymet ifade etmektedir.
İnsanlık tarihinde bilinen çok uzun dönemleri içinde, yılan motifi hep insanla iç içe olmuştur. Bazen tapınaklarda, bazen dağlardaki kaya üstlerinde, bazen heykellerde ve fresklerde ve bazen de sikkeler üzerinde yılan motifi insanoğlunun hayatında daima çok önemli yer işgal etmiştir. Onun ifade ettiği anlamlar aslında çok fazladır. Sadece defineciye ait bir sembol gibi görmek çok ama çok yanlış bir bakış açısıdır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Ayak İzi : Defineciliğin belki de en çok aranan ya da bilinen sembolüdür. Arazilerde bulunması bakımından bu işle uğraşan insanlar ömürlerinin büyük bir kısmını bu işaretin peşinde geçirirler dersek çok da yanlış olmayacaktır.
Doğal erozyonlar, kar, yağmur ve değişik sebeplerle uzun geçen zamanların aşındırdığı kalkerli kayalarda görülen oyuklar, yine bu kesim tarafından yanlış bir biçimde ayak izi olarak algılanır.
Resimde gördüğünüz ayak resimleri bir ayak için yapılmıştır. Bu işaret defineciler arasında “tek ayak” olarak bilinir. Büyük resimde dikkat edilirse bir tane ayak izi altta ve onun üstünde de yön göstericisi olan ok işareti mevcuttur. Biz define arayıcısı okuyucularımıza “işte işaret böyle olmalıdır” demek istiyoruz.
Büyük işarette bulunması gerekli olan saklantı tam tamına 10 adım sonrasındadır.
İkinci tek ayak ise parmaklarıyla birlikte belirgin olan bir işarettir ve onun emaneti de 11 adımdadır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Şahin : Savaşçı yada eşkıya parasıdır. Genelde kapalı mekanlarda olur. Açık sahada kayaya işlenen hayvan çoğunlukla kartal başıdır.. Doğan ve şahinin baktığı istikamet önemlidir.
Şahin, avını mutlak yakalar ve üzerine çöker, öyle yer. Elde verilen eti yada hayvanı canlı bile olsa istemez, yemez. Kendisi kabzetmelidir. Resim olan yerde de buna dikkatle emanetin üstünün kapalı olduğunu ve tuzaklı olabileceğini düşünmek gerekir. Şahin ve doğanın malı ağırdır. Mutlaka aynı bölgede müjdesi vardır. Bu iki hayvandan birisi mağara yada mahzende ise o kapalı mekan içinde bir tandır yeri gibi nokta aranmalıdır. Emanet tandırın altında ve üstü ağır kütle ile kapatılmıştır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Akrep : Çok zor ve meşakkatle alınabilecek bir emanettir. Bu tip yerler uzun çalışma gerektirir. Akrep aynı zamanda tehlike demektir. Bu tür defineler çoğu kez havuz altı, sulu kuyu ya da bir yer altı mahzeni içindedir. Değirmenlerin suyunun boşaldığı noktada akrep resmine rastlanır. Eğer akrep mağarada ise emanet mağaranın dip ve kuytu yerinde yapılmış bir dehliz içindedir ve dikkatle yaklaşmak gerekir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Kartal : Her devirde daima güç ve kuvvetin timsali olmuştur. Tarih boyunca pek çok uygarlık bu hayvanı kuvvet ve özgürlüğün sembolü olarak benimsemiş, iktidarları için bir vazgeçilmezlik sembolü haline getirmişlerdir. Ancak Roma, Bizans, Selçuklu vb. uygarlıklarda kartal daima farklı motiflere bürünmüştür. Çift başlı kartal, açık veya kapalı kanatlı kartal ve diğer değişimli figürler buna örnektir. Kartalı genellikle Roma ve Selçuklu yerleşim bölgelerinde görmek daha sık rastlanan bir olgudur.
Medeniyetlerin güç ve özgürlük sembolü olmasının dışında, define işareti olarak uygulanmışsa bunun için farklı yaklaşımların ortaya konulması gerekir. Bu durumda kartal, yüksek alanlarda ve kayalık bölgelerde olmalıdır.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Üç Noktalı Üçgen : Üçgenler büyük olasılıkla Allah, Cebrail ve Hz. İsa üçlüsünü ifade eder ve bunların korumasına bırakılmış bir emanet demektir. Bu emanet bir define gömüsü olabileceği gibi bir mezarı da ifade edebilir. Üçgen;  zannedildiği gibi üç adet malı ifade etmez. Üç adet mezarın anlatımıdır. Eğer bir çatı üzerine veya lahitler üzerine kapak halinde üçgen motive edilmiş ise bu durumda kesin olarak dini inancın simgesi olan teslis (üçleme) ifadesidir.
Ya da Eşkıya ve Ermeni motifidir. Dolayısıyla çoğu zaman iki adet sahte ve bir adet gerçek gömü yerinin anlatımı olarak karşımıza çıkar. Bu motif çok dikkatli bir biçimde incelendiğinde; iki noktanın diğer bir tanesinden farklı işlenmiş olduğu görülecektir. Zaten bölge dikkatle incelemeye alındığında “Üç Çingene Mezarı”nda olduğu gibi üç mezar veya üç yığıntı ya da üç çukur alan kendiliğinden görülecektir.
Burada bir hususa dikkat çekelim; bu üç nokta mutlak mezar ifadesi olmayıp, üç tane ahlat veya ardıç gibi uzun ömürlü ağacı ya da üç adet küçük tepecik/çukur gibi bir oluşumu işaret ediyor olabilir. Yani kısacası; çevrede (müselles) üçgen bir oluşum aranacak ve bunların içinde gerçek olan bulunmaya çalışılacaktır. 

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>

Çoban : Semboller dünyasının bir öğesi olarak çoban; Sevgi yüklü, yumuşak huylu ve gezdiği yerleri dikkatle takip eden, uyanık ve sürüsüne şefkatle muamelede bulunan.”koruyan” bir imajın insanıdır. Sırtında heybesi ve elindeki asası (değnek) ile kendisine teslim edilen emanetin/sürünün mutlak anlamda koruyuculuğunu yapmaktadır.
Definecilik ya da geçmiş zamanların saklama mantığı penceresinden bakılınca çoban motifinde iki ana özellik bulunacaktır. Bunların birincisi çobanın asası, diğeri ise onun sırtındaki heybesidir.
Bu iki ana unsurdan anlaşılacaktır ki çobanın heybesi gömü, asası ise yön ve mesafe verecek olan figürlerdir. Bununla beraber; bazen de sürüsünü gütmekte olan heybeli/heybesiz bir çoban motifi, elindeki asasıyla baktığı noktalarda bir veya birkaç koyunu korumaktadır. Bu bakımdan çobanın baktığı, yöneldiği ya da asası ile işaretlediği yön önemlidir.

İşaretlerin tam çözümü ve daha fazlası için tıklayınız >>